Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü

Anadolu Yaban Koyunu

Sabahın ilk ışıkları kayalık bir sırta vururken güçlü bir siluet hareketsiz durur: Anadolu yaban koyunu. Gür yapılı vücudu, çevik adımları ve yüksek kayalıkları ustalıkla aşışı, onun dağların yaşayan mirası olduğunun sessiz bir kanıtıdır. Besinini çoğunlukla otlardan, zaman zaman ardıç, meşe ve bademlerin genç sürgünlerinden alır; dağın sunduğu her katmanda kendine bir iz bulur.

Kasım–Aralık aylarında bozkırın sessizliği bir anda bozulur; erkeklerin çarpışan boynuzları, yeni bir neslin başlangıcını müjdeler. Bu görkemli mücadelelerin ardından, beş aylık sakin ama umut dolu bir gebelik dönemi başlar.

Mayıs geldiğinde, yamaçların güvenli gölgeleri arasında minik bir yavru gözlerini dünyaya açar. İlk adımları titrek olsa da anne, dağın sertliğini yumuşatan şefkatiyle onu korur. Yaz boyunca yavru hızla gelişir; kayalara tutunmayı, rüzgârı koklayarak tehlikeyi sezmenin inceliklerini ve sürüyle uyum içinde hareket etmeyi öğrenir.

Eylül–Ekim ayları geldiğinde genç birey, artık kendi sürüsüne katılmak üzere annesinden ayrılır. Dağın yollarını, geçitlerini ve sığınaklarını öğrenerek binlerce yıldır süren döngünün bir halkası olur.

Bozkırın sessiz gücü böylece yeniden can bulur:
Doğar, güçlenir, sürüsüne karışır ve dağın ritmine yeni bir nefes ekler.

Bağış Çağrısı – Anadolu Yaban Koyununu Koru
Yasa dışı avcılık ve yaşam alanlarının daralması, bu asil türün izlerini hızla siliyor.

Yapacağınız her bağış; bir yavrunun yaşamasına, bir sürünün korunmasına ve dağların sessiz gücünün geleceğe taşınmasına umut olur.

“Doğaya Dokun” – Dağların ritmine kulak ver.

Destekte Bulun