Hatay Dağ Ceylanı
Bozkırın sabahını ince bir sis örterken ufuk çizgisinde zarif bir gölge belirir. Toprağın üzerinde süzülürcesine ilerleyen bu siluet, Hatay dağ ceylanıdır. Ortalama 1 metre boyu ve yaklaşık 20 kilo ağırlığıyla, rüzgârın ritmine karışan her adımı bozkırın narinliğini taşır. Mevsimler değiştikçe kürkü de renk değiştirir; yazın açık kiremit tonlarına bürünen tüyleri, kışın daha koyu krem sarısına dönerek onun doğayla kurduğu uyumu yansıtır.
Güneş yükselirken ceylan beslenir; gölge düştüğünde kayalıklara çekilir. Yazın yaprak ve çalılarla, kışın ise otlarla yaşamını sürdürür. Bu kadim topraklarda attığı her adım, sessiz bir hayatta kalma mücadelesidir.
Kasım sonu ile aralık aylarında bozkır, sessiz bir rekabete sahne olur. Erkek ceylanlar arasında görünmez bir enerji dolaşır; bu, yaklaşan yeni hayatların müjdesidir.
Beş–altı aylık bir bekleyiş, Nisan–Mayıs aylarında gözleri ışıl ışıl açılan yavrunun dünyaya gelişiyle son bulur. Yavru, doğar doğmaz yürüyebilecek kadar gelişmiştir; fakat bozkır tehlikelidir. Anne, onu kayaların arasına saklar; küçücük kalbi, annesinin ayak sesleriyle huzur bulur.
Yaz ilerler, zaman ağır ağır akarken Eylül–Ekim ayları geldiğinde genç ceylan, annesinin yanından ayrılmaya hazırdır. Artık kendi sürüsüne karışır; yırtıcılardan korunmayı, suyun izini sürmeyi ve bozkırın kadim yollarını öğrenir.
Ve bu döngü her yıl aynı zarafetle sürüp gider…
Bir ceylan doğar, büyür, sürüsüne karışır ve bozkırın nefesini geleceğe taşır.
Bugün yapacağınız küçük bir bağış, bir yavrunun hayatta kalmasına, bir annenin güvenli yaşam alanına ve bozkırda süzülen bir neslin devamına nefes olacaktır.