Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü

Kızılgeyik

Ormanların Heybetli Ruhu

Şafak vakti ormanın derinliklerine sızan ışık huzmeleri arasında, sislerin içinden devasa ve heybetli bir gölge belirir.

Bu gölge, başının üzerinde taşıdığı çatallı tacıyla ormanın gerçek sahibi edasıyla ilerleyen kızıl geyiktir. Kızıl kahverengi kürkü, güçlü gövdesi ve mağrur duruşuyla, ağaçların arasında süzülen ormanın yaşayan ruhudur.

Eylül sonu geldiğinde ormanın sessizliği, derin ve yankılanan bir sesle sarsılır. "Böğürme" zamanıdır; erkeklerin vadilere yayılan bu güçlü çağrısı, rekabetin, gücün ve yaşam döngüsünün en vahşi ilanıdır. Bu ses, yaklaşan kışın habercisi ve yeni hayatların müjdesidir.

Zorlu kışın ardından Mayıs–Haziran aylarında, ormanın kuytu ve güvenli köşelerinde benekli bir yavru dünyaya gözlerini açar. Anne, onu sık bitki örtüsünün, eğrelti otlarının arasına gizler; küçücük kalbi ormanın ritmiyle atmaya başlar.

Yavru, annesinin rehberliğinde ormanın kokusunu, rüzgârın yönünü ve bir dal çıtırtısının ne anlama geldiğini öğrenir. Yaz boyunca serpilir, benekleri kaybolur ve o da ormanın asil bir parçasına dönüşür.

Genç geyik, mevsimler döndükçe boy atar, sürüye karışır. Artık o, kadim ormanların hafızasını taşıyan, doğanın ihtişamlı döngüsünü geleceğe ulaştıran bir nefestir: Doğar, meydan okur ve ormanın kalbinde yankılanır.

Kızıl Geyiğin Sesi Ol

Ormanların parçalanması ve kaçak avcılık, bu heybetli türün yaşam alanlarını giderek daraltıyor. Yapacağınız bağış, ormanların bu görkemli sakininin özgürce dolaşmasına, bir yavrunun güvenle büyümesine ve ormandaki o asil yankının hiç susmamasına vesile olacaktır.

“Doğaya Dokun” – Ormanın ruhuna sahip çık.



Destekte Bulun